|
|
|
ULUSAL FAALİYETLER |
|
| Çağdaş şehirlerde ve güvenli konutlarda yaşamanın bir
insanlık
hakkı olduğundan
hareket
ederek;
Ucuz arsa sağlayarak üzerinde imar planları yapmak, alt ve üstyapı projeleri ile birlikte kooperatiflere devretmek.
Kooperatifler tarafından yaptırılan bina inşaatlarının
teknik
denetimlerini
yapmak.
İdari, mali ve hukuki konularda kooperatifleri denetlemek.
Kooperatifçilik konusunda eğitici kurs ve seminerler düzenlemek.
Toplu yerleşim projelerinde ortak kullanıma yönelik teknik ve sosyal altyapı tesislerini kooperatifler adına yapmak veya yaptırmak.
Yapı kooperatiflerine alt ve üst yapı için kredi temin
etmek.
TÜRKKONUT Türkiye'de konut kooperatifçiliğinin
bireysellikten
kurtarılarak
yasalara
uygun bir
biçimde yürütülmesinin
sağlamıştır.
Türkiye'de
ve dünyada
gelişen teknolojiyi
takip ederek,
konut kooperatifçiliğine
kazandırılmasında
önemli görevler
üstlenmiştir.
Türkkonut projeleri uluslararası kuruluşlar
tarafından
yakından
takip edilmekte
ve büyük
övgü, ilgi
ve destek
görmektedir.
Nitekim 13-14 Haziran 1996 tarihinde İstanbul'da
gerçekleşen
Uluslararası
Habitata-II
Kent Zirvesi
Konferansına
katılan yaklaşık
500 proje
içinde en
iyi 40 proje
arasına giren
Çayyolu-II
Uydukent
projesi Türkiye'den
seçilen tek
proje olmuştur.
Bu özelliği
nedeniyle
Birleşmiş
Milletler
İnsan Yerleşimleri Merkezince ödüllendirilmiş
olup bu merkez
tarafından
sürekli izlenmektedir.
|
|
KONUT
POLİTİKALARINI
YÖNLENDİRME
ÇALIŞMALARI |
|
|
TÜRKKONUT kurulduğu günden bugüne kadar konut politikalarının
yönlendirilmesine
ilişkin
görüşlerini
başta
Cumurbaşkanlığı
olmak
üzere
Devletin
tüm kurumlarına,
siyasi
partilere,
, belediyelere,
üniversitelere,
sicil
toplum
örgütlerine
yazılı
olarak
bildirmiş;
ayrıca
panel
ve açık
oturumlarda,
resmi
ve özel
ziyaret
ve toplantılarda
ilgilileri
bilgilendirmeyi
bir görev
bildirmiştir.
Öncelikle
ülkemizin
önemli
problemlerinden
biri
olan
gecekonduların
ıslah
edilmesine
yönelik
projelerin
geliştirilmesi
ve ülke
genelindeki
bir milyon
konut
açığının
kapatılması
yönünde
önerilerde
bulunmuş
ve uygulama
çalışmalarının
takipçisi
olmuştur.
Vergi Kanunlarında ve Kooperatif Kanununda yapılması öngörülen
değişikliklerde,
Toplu
Konut
Projelerinin
Sosyal
Altyapı
Çalışmalarında,
deprem
sonrası
ortaya
çıkan
geçici
iskan
sorunlarının
çözümü
konusunda,
Toplu
Konut
İdaresi
çalışma
ve uygulamaları
ile yapı,
denetim
şirketlerinin
kuruluşlarını
düzenleyen
kanun,
kredilendirme
ve mevzuattaki
görüşlerini
ilgili
tüm birimlere
ve kamuoyuna
aktarmış,
uygulama
ve düzenlemelerde
etkin
rol oynamıştır. |
|
KDV
VE KURUMLAR
VERGİSİ
MUAFİYETİ |
|
Merkez Birliklere bağlı Konut Yapı Kooperatiflerinin
yaptırdıkları
inşaat
taahhüt
işlerinden
dolayı
Katma Değer
Vergisi
istisnasından
veya %1
oranındaki
indirimden
yararlanabilmeleri
için bilindiği
gibi; "Bina
İnşaat taahhüt
işlerinden
dolayı Katma
Değer Vergisi
istisnasından
veya %1 oranındaki
indirimden
yararlanabilmeleri
için bilindiği
gibi " Bina
İnşaat Ruhsatının
kooperatif
adına alınmış
olması" koşulu
söz konusudur.
Konut inşaatlarına
ait Yapı
Ruhsatlarının,
TÜRKKONUT
Merkez Birliği
adına düzenlenmiş
olmasıo nedeniyle
kooperatiflerimiz
KDV muafiyetinden
veya indirimli
orandan yararlanmamakta
idi. Maliye
Bakanlığı
nezdinde
başlatılan
girişimlerimiz
sonucu Toplu
Konut İdaresi
tarafından
arsa tahsis
protokolü
ve tahsis
belgesi ile
türkkonut'A
türkkonut
tarafından
da kooperatiflere
arsa tahsis
işlemi
gerçekleştiğinden
kooperatiflerce
yapılan inşaat
taahhüt işleri
için KDV
istisnası
veya indirimli
oran uygulamasının
mümkün olabileceğine
ilişkin Bakanlık
görüşü alınmış
ve TÜRKKONUT'tan
arsa tahsisi almış olan
kooperatiflerin
indirimli
oranda (%1)
KDV ödeyebilecekleri,
bir başka
ifade ile
Katma Değer
Vergisinden
(%17) oranında
bir tasarruf
sağlayacakları
açıkça beliritlmiştir.
TÜRKKONUT yönetimi olarak yine aynı şekilde
Maliye
Bakanlığı
nezdinde
başlattığımız
ve ısralı
bir şekilde
takip ettiğimiz
girişimlerimiz
ve görüşmelerimiz
akabinde
üst birliklerden
arsa tahsisi
almış olan
kooperatiflerin
Kurumlar
vergisinden
muaf tutulmaları
sağlanmış
ve böylece
Merkez
Birliğimizden
tahsisen
arsa alan
kooperatiflerimizin
Kurumlar
vergisine
tabi olmaları
gündemden
kalkmış
bulunmaktadır.
Türkkonut, gelecektede toplumun büyük
bir kesimini
ilgilendiren
konut edinme
konusundaki
yasa ve
mevzuat
çalışmalarında
üstlendiği
bu önemli
rolü sürdürmek
karar ve
azmi içerisindedir.
Son yıllarda giderek gelişen Yapı Kooperatifleri
için tecrübeli
ve mevzuata
hakim eleman
açığının
kapatılabilmesi
için TÜRKKONUT,
T.C. Sanayi
ve Ticaret
Bakanlığı,
Teşkilatlandırma
Genel Müdürlüğü'ne
bu konuda
eleman
yetiştirmek
amacıyla
liseden
sonra en
az iki
yıl süreyle
eğitim
verecek
KOOPERATİFÇİLİK
MESLEK
YÜKSEKOKULLARI
açılması
konusunda
öneride
bulunmuştur.
Bu sayede
işsizliğin
hat safhaya
yükseldiği
ülkemizde
yeni bir
iş kolu
oluşturarak
istihdam
imkanı
yaratılması,
ayrıca
kooperatif
sektörüne
bilimsel
bir formasyon
kazandırılması
amaçlandırılmıştır.
Merkez Birlik olarak Teşkilatlandırma
çalışmaları
kapsamında
kooperatifleri
yakından
ilgilendiren
konularda
düzenli
olarak
toplantılar,
seminerler
ve konferanslar
düzenlenmektedir.
Bu etkinliklerin başında, "Tek Düzen Muhasebe
Sistemi",
"Kooperatiflerin
Hukuki
Sorumlulukları",
"Kredi
Düzenlemeleri",
"Teknik
Sorunlar",
"Belediyelerle
İlişkiler",
"İdari
Düzenlemeler"
gelmektedir.
Bu
toplantılarda
uzman konuşmacıların katılımcıları aydınlatmalarına
olanak
sağlamıştır. |
| |
DENETLEME
VE EĞİTİM
ÇAL IŞMALARI |
|
|
1163 Sayılı
Kooperatifler
Kanunun
06.10.1998
tarih,
3476 Sayılı
Kanunla
değişik
75'inci
maddesi
"Kooperatif
Merkez
birlikleri,
Kendisine
bağlı Birlik
ve Kooperatifleri
denetler
ve bunların
eğitim
ve öğretim
ihtiyaçlarını
karşılar....",
aynı Kanunun
91'inci
maddesi
de "İlgili
Bakanlık;
Kooperatif
Üst kuruluşlarını,
ilgili
müesseseleri
ve bağımsız
denetim
kuruluşlarını
denetleme
işleri
için görevlendirilebilir...."
amir hükümleriyle,
Merkez
Birliği
tarafından
hazırlanan
ve T.C.
Sanayi
ve Ticaret
Bakanlığı'nın
24.06.1988
tarih ve
11.034/1.0-13159
Sayılı
oluru ile
yürürlüğe
giren Teftiş
Kurulu
Yönetmeliği
hükümleri
doğrultusunda
oluşturulan
Teftiş
Kurulunca,
bağlı kooperatiflerin
teftiş
ve denetleme
işlemleri
sürdürülmektedir.
Teftiş ve denetim işlemlerinde, Merkez Birliğe bağlı tüm
Kooperatif
ortaklarının
hak ve
menfaatlerinin
korunması
amaçlanmış,
ülkemizde
yapı
kooperatifçiliğinin
amatörce
yürütüldüğü
de düşünüldüğünde,
mevcut
kanun
ve ana
sözleşme
hükümleri
doğrultusunda
kooperatiflerin
denetimlerinin
eğitim
amaçlı
yapılarak,
hata
ve eksikliklerin
en az
düzeye
indirilmesi
hedeflenmiştir.
|
|
TEŞKİLATLANDIRMA ÇALIŞMALARI |
|
|
İstanbul, İzmir, Kütahya, Manisa ve Ankara'da hizmet veren
12 birlik
ve 1521 kooperatifle konut politikasında önemli rol oynamaktadır.
Merkez Birliğimiz, kooperatifleri yakından ilgilendiren konularda toplantı, seminer ve konferanslar düzenlemektedir.
Tüm yönleri ile konut ve inşaat sektörünün sorunları ve bunların çözüm yolları hakkında Hükümet Temsilcileri, Kamu Kurum ve Kuruluşları ve Sivil toplum örgütlerine, düzenlediği sempozyumlarla çalışmalarını ve bilgi birikimlerini aktarmak, İmar Planı yapımına ait esaslara dair yönetmelik çalışmaları yapmak asli görevlerindedir. |
|
TEKNİK ÇALIŞMALAR |
|
|
Türkiye'nin çeşitli illerinde uygulanmak üzere 1985 yılında
başlatılan
konut seferberliği
ile buğün,
190.000
konutun
anahtar
ve tapusunu
teslim
etmenin
haklı gururunu
yaşayan
TÜRKKONUT,
yeni UYDUKENTLER
kurulması
amaç ve
gayreti
ile hedefine
doğru sağlam
ve kararlı
adımlarla
devam etmektedir.
Ankara
Batıkent'le,
Çayyolu-I
ve Çayyolu-II,
Eryaman,
Temelli,
İzmir,
İstanbul
ve diğer
illerde
onbinlerce
konut üretimini
gerçekleştirerek
ortaklarına
tapularına
teslim
edilen
190.000
konutun
teknoloji
ile mühendislik
hizmetlerinine
bakıldığında
çok yönlü
araştırmalarda
ülkemizde
yaşam şartlarına
uygun ,
modern
projeler
geliştirerek
azami tasarrufla
daha yüksek
kalitede
yapı oluşturulması
gerçekleştirilmiştir.,
TÜRKKONUT, Ankara Çayyolu-II Udukent Projesini kendi imkanı
ile devreye
sokmuş
ve şu anda
oturulur
hale geitirilmiştir.
Bilahare
Toplu Konut
Arsaları
üzerinde
inşaat
yapımları
son aşamadadır.
1999 yılında yaşanan ve binlerce vatandaşımızın yaşamını
yitirdiği
deprem
felaketi;
yerleşim
alanlarının
seçimininde
gözetilmesi
gerektiği
halde yeterince
önemsenmeyen
zemin etüdlerine
esas Jeolojik
ve Jeoteknik
etüdler
ile deprem
risk analizi
çalışmalarının
ne denli
önemli
bir unsur
olduğunu
acı bir
şekilde
ortaya
koymuştur.
TÜRKKONUT tarafından gerçekleştirilen toplu konut projeleri
kapsamında
söz konusu
zemin etüd
çalışmalarına
yeterli
özenin
gösterilmemesi
sonucu;
TÜRKKONUT'A
BAĞLI KOOPERATİFLERE
AİT TÜRKİYE
GENELİNDEKİ
KONUTLARDA
HERHANGİ
BİR CAN
VE MAL
KAYBINA
RASTLANMAMIŞTIR.
Deprem yönetmeliğinin zorunlu kıldığı kıstaslar da gözetilmek
suretiyle
hazırlanmış
olan projelerin,
bir kez
daha gözden
geçirilmesi,
uygulama
ile proje
arasındaki
uyumun
sağlanması,
kullanılan
malzemelerin
arazide
ve labaratuar
ortamında
teste tabi
tutulması
gibi bir
dizi denetim
süzgeçinden
geçen imalatlar
dış etkenlerden
de ayrıca
korunmaktadır.
Şantiyelere sevk edilen taze betondan alınan numune üzerinde
önce slump
testi yapılmakta.
Akışkanlığı
yani su
muhtevasıstandartın
üzerinde
olan
betonun
dökümüne
izin verimelmekte
ve gelen
malzemele
geri çevrilmektedir.
Ayrıca
küp kalıplara
alınan
dört adet
numunenin
bir tanesi
7 günlük
diğeri
28 günlük
olgunluğa
eriştiğinde
pres altında
kırılarak
basınç
mukavemetleri
test edilmektedir.
Geri kalan
2 numune
ise "şahit" olarak
saklanmaktadır.
Bu şekilde
sürdürülen
laboratuar
çalışmalarının
yanı sıra
beton test
çekici
ve ultrasound
cihazları
ile daha
önce dökülmüş
olan betonlar
da bizzat
yerinde
test edilebilmektedir.
Şantiyelere sevk edilen demirlerden numuneler alınarak çok
kısa sürede
tamamalanan
deney sonuçlarına
göre malzemelerin
boşaltılmasına
veya araçtan
indirilmeden
satıcısına
iade edilmesine
karar verilmektedir.
Demir Laboratuarlarında, özellikle ithal edilen veya özel
haddenelrde
hurda malzemeden
üretilen
betonarme
demirlerinin
çekme ,
akma ve
kopma mukavemetlerinin
istenilen
değerleri
taşımadığı
tespit
edilmiş
ve kullanılmasına
izin verilmemiştir.
Tatbikat projelerinin kıstasları içerisinde; yeşilliğin artırılması
ve korunması,
hava kirliliğinin
önlenmesi,
yaya yolları,
açık ve
kapalı
spor alanları,
sosyal
kültürel
faaliyetlerin
yürürtülebileceği
tiyatro.amfi
tiyatro,
açık hava
platformları,
haberleşme
ve eğitim
tesisleri,
doğalgaz
kullanımı,
sağlık
tesisleri,
kreş, özürlüler
ve yaşlılar
koruma
evi, ibadet
alanları,
sosyal
çevre bağlantılaraı,
yangın
tehlikesi
tedbirlerinin
alınması,
trafik
arterlerini
rahatlatıcı
tedbirlerin
ilgili
kurum,
kuruluş
ve bağlantılı
Bakanlıklarla
koordineli
olarak
sağlanması
gibi ana
kriterler
içerisinde
uygulamaya
konulmasına
son derece
önem verilmektedir. |
|
KONUT POLİTİKALARINI YÖNLENDİRME ÇALIŞMALARI |
|
|
Merkez Birliğimiz kuruluşundan bu yana konut politikalarının yönlendirilmesi çerçevesinde bilgi birikimi ve görüşlerini Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere devletin tüm kurumlarına, siyasi partilere, belediyelere, sivil toplum örgütlerine gerek yazılı olarak, gerekse panel ve açık oturumlar aracılığıyla iletmektedir. |
|
KREDİ
KAYNAKLARI |
|
|
TÜRKKONUT olarak hükümetlere arz edilen ve uzun zamandan
beri kangren
halinde
devam eden;
öncelikle
konut üst
yapılarının
inşaas,
seneler
sonra genel
alt yapı
ve çevre
düzenleme
lerinin
gecikmeli
yapılmaları
sonucu
planlı
bölgelerin
adeta gecekondu
görünümünü
içerdiği;bu
hususların
ortadan
kaldırılabilmesi
için konutların
yapımında
eş zamanlı
olarak
genel altyapı,
sosyal
alt yapı,
çevre düzeninin
yapılmasına
yönelik
55. Hükümetçe
Z/13 Kararnamesi
çıkarılarak;"Başbakanlık
onayı ile,
S.S. Yapı
Kooperatifleri
Merkez
Birliği
olarak
teşkilatlanmış
ve aynı
mahalde
en az 3000
konut projelendirilen
ve üreten
kuruluşlara;
çevre düzenlemesi,
genel altyapı
tesislerinin
desteklenmesi
amacı ile
Türkiye
Halk Bankası'nca
esnaf ve
sanatkarlara
verilen
işletme
kredilerine
uygulanan
faiz oranı
üzerinden
en az 5
yıl vade
ile kredi
verilmesi
sağlanmıştır.
İlk defa
TÜRKKONUT
tarafından
uygulanması
yapılan
Z/13 Kararnamesi
kapsamındaki
bu kredi
Çayyolu-
II Uydukent
Projesinde
Kullanılarak,
konut inşaatları
ile birlikte
genel altyapı,
sosyal
altyapı
ve çevre
düzenlenmesi
eş zamanlı
olarak
bitirilmiştir.
Bu şekilde
sağlanan
kredi uygulaması
sonucu
elde edilen
yararları
şöyle sıralayabiliriz.
Bugüne
kadar Hükümetler,
Belediyeler,
Kamu Kurum
ve Kuruluşları
tarafından
altyapı
yatırımları
için yapılan
tüm harcamaların
bu Kararnamenin
uygulamaya
konulmasından
sonra,
Devlet;
vatandaş
ile bütünleşerek
insanlarımızın
kendi oturacağı
konutun
yapımına
sağlamış
olduğu
maddi katkının
yanı sıra,
ikamet
edeceği
Uydukentlerin "Kanal,
Yağmur
suyu, İçme
suyu, Doğal
gaz, Telekom,
Elektrik,
Yolların
yapımı" gibi
Genel altyapısı;
([ Kanal,
Yağmur
suyu, İçme
suyu, Doğalgaz,
Telekom,
Elektrik,
Yolların
Yapımı)
Sosyal
Alt Yapı;
( Eğitim
Kurumları
olan Cami,
Hastane,
Sağlık
Ocağı,
Kreş, Spor
Tesisleri) Çevre
Düzenlemesi (Park,
Bahçeler,
Rekreasyon
Alanları)
gibi önemli
tesisler
de vatandaşlarımızın
katılımı
ile gerçekleştirilmiştir.
Bu durumda
Devlet
ve ilgili
Kurum ve
Kuruluşlar
mali külfetlerden
kurtulup "Geliştirme
ve Destekleme
Fonundan
düşük faizli
kredi" vererek
imkan sağlanmasının
devamlılığı
ve Türkiye
genelinde
bu tür
kredilerin
yaygınlaştırılması
halinde
Devlet-Vatandaş
işbirliği
içinde
Türkiye'deki
konut sorununa
çözüm olacağı
düşünülürken
Bakanlar
Kurulunun
05.04.2000
tarih ve
2000/281
sayılı
kararı
ile uygulamanın
tamamen
ortadan
kaldırıldığı
ve bu konuda
yalnızca
zorunlu
olarak
devam eden
işler için
T.C. Maliye
Bakanlığı'nın
yetkili
kılındığını
üzülerek
müşahede
etmiş bulunmaktayız.
Sözkonusu
kredinin
geri ödeme
sürecinde
ortaklarımızın
daha fazla
mağdur
olmamaları
için yaklaşık
yedi yıldan
beri bu
konuda
Maliye
Bakanlığı
nezdinde
sürdürülen
girişimlerimizden
maalesef
bir sonuç
alınamamıştır.
TÜRKKONUT
Yönetim
Kurulu;
kooperatifçilik,
kentleşme
ve konut
politikaları
alanında
Türkiye'nin
en yetkin
isimlerinden
biri olan
Sn. Yılmaz
ODABAŞI'nın
Başkalığında
oluştıulmuştur.
TÜRKKONUT,
bugün 12
birlik
ve 1347
kooperatifi
aracılığla
230.000
ortağına
mühendislik,
müşavirlik,
projelendirme,
arsa bulma,
kredi bulma,
altyapı
ve üst
yapı yatırımlarının
en uygun
biçinmde
gerçekleşmesi
gibi hizmetler
üretmektedir.
Türkiye'ye
yeni kentler
kazandırmak
için yoluna
devam eden
TÜRKKONUT,
okulu olmayan
bu sektöre,
yeni kadroların
yetiştirilmesi
ve yetişmiş
insan gücü
yaratan
bir kaynak
haline
gelmiştir;
bu görev
TÜRKKONUT'a
bir "okul"
olma özelliği
kazandırmıştır.
TÜRKKONUT,
bugünkü
güçlü yapısını
sağlam
bir biçimde
teşkilatlanmış
birliklerle
daha da
güçlenmektedir.
Her biri
kendi faaliyet
alanlarında
sağlıklı
kooperatif
örgütlenmeleri
kurmuş
ve üye
kooperatiflerini
en iyi
şekilde
temsil
ederek,
kooperatif
ortağından
Merkez
Birlik
Genel Başkanına
kadar güvenei
dosluğa
ve işbirliğine
dayalı
sağlam
bir zincirin
oluşmasına
katkıda
bulunmuşlardır.
Ülke genelinde
özellikle
büyük şehirlerde
giderek
artan açığın
kapatılmasını
ve kooperatif
yaklaşımı
ile kurulan
örgütlerin
aktif olarak
devreye
sokulmasını
sağlamak
üzere kooperatiflerin
bir çatı
altında
toplanmasına
öncülük
yapan
TÜRKKONUT
1985 yılından
bu yana
geçen 24
yıl içinde
230.000'i
aşan üye
sayısıyla
ve Türkiye'nin
dört bir
yanına
yayılan
çağdaş
nitelikli
konutlarda
yaşama
mutluluğuna
erişmiş
geniş camiasıyla
büyük bir
aile görünümdedir.
TÜRKKONUT
Merkez
Birliği,
üst birlikler
ve tüm
kooperatifler,
katılımcı
ve demokratik
karar mekanizmalarıyla
işlenmektedir.
|
|
| |
|
ANKARA'NIN
KENTSEL GELİŞİMİ |
| |
|
Ankara Büyükşehir Belediye hudutları ve
gelişme sahaları üzerinde Belediyece yapılan imar planları,
şehrin artan nüfusu karşısında arz edilen arsaların kafi
gelmemesi üzerine, Bayındırlık Bakanlığı Ankara Bayındırlık
Müdürlüğü tarafından Ankara ili ve Metropolitan Alanı
Genel Gelişim şeması çalışmaları yapılmıştır. 1/200.000'lik
bu çalışmalar rapor haline getirilerek 19.01.1995 tarihinde
onaylanmıştır.
1. Tarihçe
Ankara'nın kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.
Dönüm noktası, 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılışıdır.
13 Ekim 1923'de Başkent ilan edilmesi ile kentin tüm
karakteri değişmiştir. Bu sırada nüfus 20.000 iken, hızla
artmaya başlamıştır. Nüfusun artması ile Ankara'nın imarına
da önem verilmeye başlanmıştır. 1927'de eski ve yeni
kentler için Heussler'e plan hazırlatılmış, ancak bu
planın bugünkü Sıhhiye civarını kapsayan kısmı kullanılmıştır.
1928 yılında "Ankara İmar Müdürlüğü" kurulmuş
ve şehir imar planı için sınırlı bir yarışma açılarak
Prof. Hermann JANSEN tarafından 50 yılı içeren bir süreyi
kapsayan imar planı yapılmıştır. 50' nci yıl içinde Ankara
nüfusunun 250.000-300.000 olacağı düşünülmüş, ancak Ankara'ya
göçün hızlanması nedeniyle tahmin edilen nüfus kısa sürede
aşılarak bu plan 1939 yılından itibaren işlevini kaybetmiştir.
İkinci plan, 1957 yılında Nihat YÜCEL ve Raşit UYBADIN
tarafından hazırlatılmıştır. Ancak, bu planın da büyük
bir kısmı uygulanmadan kıymetini kaybetmiştir. 1970'li
yıllarda plan konusundaki boşluğu doldurmak üzere Ankara
Metropolitan Alanı Nazım Plan Bürosu çalışmalara başlamıştır.
1/5000 ölçekli 1990 Ankara Nazım Planı 1981 yılında tastik
edilerek uygulamaya geçmiştir. Ayrıca 1981 yılında Ankara
Ulaşım Ana Planı ve Raylı Toplu Taşıma Sistem de esas
alınarak çalışmalara başlamışsa da "2015
Ankara Genel Gelişme Teması" olarak 1986'da
protokole başlanan şema, proje niteliğinde değildir.
2. Coğrafi Konum
Ankara kent çevresi kuzey, doğu ve güneyde
tepe ve dağ ile çevrilidir. Başucu açık ve at nalı şeklindedir.
Bu dağ ve tepe sıralar arasında, güney, kuzey ve doğuya
açılan vadiler ve onları takip eden ovalar mevcuttur.
Doğu - Batı istikametinde, batıda devam eden Engürü Ovası,
kuzeyde Etlik Tepeleri (1050 mt) doğuda Hüseyin Gazi
Dağları (1415 mt), ve güneyde de Dikmen civarındaki Çal
Dağı Tepesi (1300 mt) Ankara çanağının sınırlarını oluşturulur.
Engürü Ovasının en alçak yeri 835 mt ve ortalama deniz
seviyesinden 890 mt yüksekliktedir. Kentin kuzey ve kuzey-doğusunda
Çubuk Ovası bulunur. Kentin hakim rüzgarları buradan
gelir. Güneyde ise Gölbaşı Su Havzası (Eymir ve Mogan
Gölleri) vardır.
3.
Nüfus
Özellikleri
Ankara, Başkent olmanın yanı sıra, kamu
kesiminin yoğun yer seçimi nedeni ile nüfus yapısı bakımından
memur iş gücünün ekseriyette olduğu bir yapıya sahiptir.
Kent 1927- 1975 arasında sürekli bir büyüme göstermiş.
1980'den itibaren nüfus artışında azalma eğilimi başlamıştır.
Ankara Metropolitan alanda nüfus büyüme hızı, il büyüme
hızından daha yüksek olmuştur. Bunda en büyük etken kent
merkezinin çekiciliğidir.
4. Ekonomik Yapı
İl içinde tarımda çalışmalar olmakla birlikte,
sanayide yığılmalar ülke ortalamasının altında kalmıştır.
En büyük gelişme inşaat sektöründe olmuştur. En büyük
artış, mali kurumlar, sigorta, taşınmaz mallara ait hizmetlerdir.
Kentte hizmet sektörü gelişmiştir. Sanayi,
ikinci derecede yer alan sektörler arasındadır. Ancak
artan nüfusun 2000'li yıllardan sonra yalnızca hizmet
sektörü ile beslenemeyeceği meydandadır. Bu durumda imalat
sanayi ve ticaret sektörlerinde de bir artma olacağı
tahmin edilmektedir.
5. Ulaşım
KARAYOLU: Eskişehir, İstanbul,
Çubuk, Kırıkkale ve Konya istikametlerinde beş ana çıkış
bulunmaktadır.
DEMİRYOLU: Ankara Türkiye'nin
doğusu ile batısı arasında önemli bir demiryolu kavşağıdır.
Banliyö hatları, batıda Ankara, Kayaş, Sincan, Etimesgut,
doğuda Cebeci ve Mamak arasında çalışmaktadır. 14.6 km.
uzunluğundaki metro, Kızılay merkezi ile Batıkent arasında
çalışmaktadır. 8.3 km. uzunluğundaki Raylı Sistem (Ankaray):
AŞTİ (Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminali) ile Dikimevi
arasında çalışmaktadır.
HAVAYOLU: Ankara'ya 28 km.
mesafede, Uluslararası Havacılık Teşkilatı'nın yaptığı
sınıflandırmaya göre CAT II [Kategori II) niteliğine
sahip, her türlü meteorolojik koşulda uçak iniş - kalkışına
müsait, 27 uçak kapasiteli, kompozit beton kaplamalı
ve 3.750 mt. mesafeli, biri 60 mt, diğeri 45 mt. genişliğinde
iki pisti bulunan, ayrıca bir VLP, bir CIP salonu ve "Yabancı
Konuklar Köşkü" ile Devlet Protokolüne hizmet veren
Esenboğa Hava Limanıdır.
ANKARA'NIN İMAR DURUMU
Ankara'nın, Cumhuriyetin ilanından sonra
değişik dönemlerde İmar Planları yapılmıştır. Fakat hepside
hedef aldıkları tarihe ulaşamadan ömürlerini doldurmuşlardır.
Halen Ankara'da uygulanmakta olan plan,
1983 yılında tastik edilmiş olan 1/50.000 ölçekli “Ankara
1990 Nazım İmar Planı'dır.” 1990 yılına kadar
tahmin edilen büyüme indekslerine göre yapılmış olan
bu plan, daha çok mücavir alan için çözüm getirmektedir.
Yapılan 2015 yılı Ankara Genel Gelişim Seması 1/100.000
ölçeğindedir.
Ayrıca; mevzii imar planlarında yol gösterici
ve fonksiyonları arttırıcı özelliklere sahiptir. Ancak
çevre yolu güzergah değişimi ile Gölbaşı Özel Koruma
Bölgesi'nde 1/25.000 ölçekli plan yapımı v.s gibi değişikliklerle
görevini ve güncelliğini kaybetmiştir.
Bayındırlık Bakanlığı'nca il bazında envanter
ve bilgi toplanarak il sınırları içinde planlama sınırlarına
ışık tutacak çalışmalar yapılmıştır.
Bu bilgilere dayanarak kentin gelişme yapısına
göre, koridorları ve korunacak olanları tespit etmiş,
il ölçeğinde karar olmaya çalışmıştır.
İlk önce 1/200.000'lik paftalarda, Ulaşım,
İl Sınırı, Mücavir Alan Sınırı, Belediye ve İlçe Sınırları
işlenmiştir. Üretilen paftalar üzerinde; Orman Alanları,
Yeşil Kuşak Alanları, Turizm Alanları, Sit Alanları,
Yerleşme Alanları ve ayrıca Erozyon Alanları ile Kentin
Ulaşım ve Su Kaynakları tespit edilmiştir.
1/25.000'lik I, II, III, Sınıf Tarım Arazileri,
ilin topoğrafik özellikleri ve yerleşilebilir olanları
tespit edilmiştir. |
|
|
KONUT
ve
YAŞAM |
İLK ÇAĞLARDA BARINMA İHTİYACI ve KONUT KAVRAMININ DEĞİŞİM
SÜRECİ
İnsanoğlu önceleri mağaraları ve ağaç kavukalarınını sığınak
olarak
seçmiş,
daha sonra
bunları
çeşitli
şekillerde
geliştirerek
barınaklarda
ve çadırlarda
yaşamıştır.
Göçebe
yaşadığı
için geçici
barınaklarda
konaklayan
insanoğlu;
yerleşik
düzene
geçtiğinde
ilk barınaklar
da nitelik
değiştirmiştir.
Daha sonraki çağlara gelindiğinde yaşamı sürdürebilmek
için avcılıkla
uğraşan
insanoğlu
zamanla
göçebelikten
vazgeçmiş;
daha yerleşik
bir hayata
geçmek
üzere,
bitki ve
hayvanları
evçilleştirip
tarımla
uğraşmaya
başlamıştır.
Böylece
üretici
insan kimliğine
kavuşmuş
bunun sonucunda
da mağaraları
ve ağaç
kavuklarını
terk edip
sazlıklardan
yaptığı
basit evlere
geçmiştir.
Tarımsal üretimin sulak alanlarda ve düz ovalarda yaygınlaşmaya
başiamasıyla
dağlardan
aşağılara
inen insan
ovalara
ilk yerleşim yerlerinin kurmuş. Yine de o günün korunma
duygusuyla, tepeler veya insan eliyle oluşturulmuş dev
höyükler üzerinde yerleşim yerleri kurup etrafını surlarla
çevirerek
dışa karşı korunaklı kalelerin oluşturulması, dağınık yerleşimi
terk edip birlikte yaşama geçilmesine ve kalabalıklara
yetecek
biçimde daha geniş evlerin yapılmasına neden olmuştur.
Konut; eğitim,
sağlık, ticaret, dinlenme, kültü ibadet meknlarına ihtiyaç
doğurur. Bu da şehirleşme demektir.
İnsan geliştikçe
konut ve
şehir anlayışı
da değişmiştir. Şehirlerin temel taşları olan konutlar
ise ülkenin ekonomik, kültürel, tarihi, sosyal kimliklerinin
ve gelişme süreçlerinin bir yansıması olmuştur
Bugün, güvenli ve sağlam konut edinme hakkr vazgeçilmez
bir gerekliliktir.
İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri olan konut edinme hakkı 1948 tarihli Insan
Hakları Evrensel Beyannamesi’nde de yer alır. Beyannamenin 25. Maddesi ‘konut
hakkını’ en temel haklardan sayar.
‘Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut
ve tıbbi bakım hakkı vardır.’
Bu maddeyle beslenme ve giyim hakkı kadar yaşamsal insan haklarıyla aynı kategoriye
sokulan konut hakkı insanın yaşamını en sağlıklı ve güvenilir şekilde sürdürebilmesinin
en temel koşuludur.
Konutun insanlık tarihinde oynadığı koruyucu rol bugün de önemini korumakta.
Konut ve kentleşme sorunları dün olduğu gibi bugün de dünyanın en önemli gündem
maddelerinden biri.
Birleşmiş Milletler Insan Yerleşimleri Merkezi’nin (UN-HABITAT) temel ilkelerinden
biri olan ‘Herkese Yeterli Konut’ uluslararası düzeyde sürekli bir gündem maddesi
olarak yerini korumakta.
TÜRKİYE’DE KOOPERATİFÇİLİĞİN DOĞUŞU VE GELİŞMESİ
Bu amaca yönelik ilk kooperatifçilik hareketi 1800’lü yılların sonlarında Mithat
Paşa tarafından ‘Memleket Sandıkları Nizamnamesi’ adı altında başlatılmıştır.
Ülkemizde de konut sektörünün gelişimi, 1 930’lu yıllarda konut kooperatİfçiliğinin
ilk olarak ortaya çıkmasıyla ve göçmenlere yönelik konutların ve devlet lojmanlarının
inşaatlarıyla başlar.
Bu gelişim, Ikinci Dünya Savaşı sonrasında sosyo-ekonomik gelişmelere paralel
olarak tarımda makineleşme ve sanayileşme hareketlerinin yardımıyla
sürer.
1950’li yıllarda köyden kente göçe bağlı olarak kentleşme hareketleri büyük oranda
artmıştır. Bu dönemde müstakil konutların yanı sıra yüksek katlı konut yapılarının
inşaatları da başlamıştır.
Anayasamızın 57’nci maddesi ‘Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını
gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır,
ayrıca toplu konut teşebbüslerini
destekler’ derken, yine Anayasanın 171’nci maddesinde ‘Devlet milli ekonominin
yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin arttırılmasını ve tüketicinin
korunmasını amaçlayan kooperatifçiiiğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.
Ülkemizde nitelikli konut üretimini teşfik amacıyla 24.04.1969
tarihinde kabul edilerek 10.08.1 969’da yürürlüğe giren
1163 sayılı kanun ile Türk Kooperatifçiliği müstakil bir
yasa himeyesine alınmıştır. Daha sonra 06.10.1988 tarihinde
ihdas edilen 3476 sayılı kanunla revizyona uğramış, yapılan
bu değişiklikler ve ek maddeler ile kısmende olsa ihtiyaca
cevap verir hale getirilmiştir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu, Türk Kooperatifçiliğinin önünü açarak bu bağlamda
ciddi gelişmelere ve kooperatiflerin Birlik ve Milli Birlik şeklinde örgütlenmelerine
mesnet olmuştur.
Konut Kooperatifçi liğinin üst düzeyde teşkilatlanması konusunda Türkiye’de bugün
2 Merkez Birlik ve 1 Milli Birlik bulunmaktadır.
Hızla gelişen sanayileşme ve bu gelişime paralel olarak artan çevre kirliliğinin
giderek insanlığın geleceğini tehlikeye sokmaktadır. Yeryüzündeki doğal güzellikleri
tehdit eden ve özellikle kirlenmelerden kaynaklanan çevre sorunları, yirminci
yüzyılın son çeyreğinden itibaren gündemdeki yerini korumaktadır.
Havası ve suyu kirlenmemiş, toprağı bozulmamış, gürültüden ve diğer kirliliklerden
uzak, temiz, güzel, yeşil ve sağlıklı bir çevrede yaşamak, çağımız yüzyıl insanının
en büyük isteği ve özlemi haline gelmiş, geleceğe huzurla bakabilmenin en büyük
göstergesi olarak belirginleşmeye başlamıştır.
Ülkemiz 1950 yılından bu yana süregelen kalkınma hamleleriyle, bir tarım ülkesi
olarak tanımlanırken, tarım sektörünün toplam GSMH içindeki payının neredeyse
% 20’lere düştüğü bir kent toplumuna dönüşmüştü r.
1950’lerde yıllık %2,5 düzeylerinde seyreden hızlı nüfus artışı ve özellikle
kırsal bölgelerden büyük şehirlere göç nedeniyle kentsel nüfusun artması, her
10 yılda kentlerdeki nüfusun iki, hatta hızlı göç alan bazı şehirlerimizde üç
katına çıkmasına neden olmuştur.
N
TÜRK iYE’DEKi NÜFUS ARTIŞ HızıNıN DEĞiŞlM (1990 - 2004)

*TÜRKİYEDE TOPLAM NÜFUS VE KENTSEL NÜFUS VERİLERi (1950-2004)
TOKl ARAŞTIRMA DiZiSi 2 S.45
içinde bulunduğumuz bu tür olumsuzluklarla tekrar karşılaşmamanın
ve kurtulmanın
en etkili
yolu kuşkusuz çağdaş bir yaklaşımla planlanmış yeni yerleşim
bölgeleri
oluşturmak,
bir başka deyişle UYDUKENT’ler inşa etmektir.
TÜRKİYE’DE TOPLAM NÜFUS KENTSEL NÜFUS VERİLERİ (1950-2004)
YIL |
TOPLAM
NÜFUS |
KENTLİ
NÜFUS |
ORAN% |
1950 |
20.947188 |
3.035.961 |
14.5 |
1960 |
27.754.820. |
.6.125.111 |
22.4 |
1970 |
35.605.176 |
10.905.624 |
30.6 |
1980 |
44.736.957 |
17.986.393 |
40.2 |
1990 |
56.473.035 |
29.003.235 |
51.4 |
2000 |
67.803.927 |
44.109.336 |
65.0 |
2001 |
68.529.000 |
40.881.741 |
59.7 |
2002 |
69.626.000 |
41.953.824 |
60.3 |
2003 |
70.712.000 |
43.033.989 |
60.9 |
2004 |
71.332.000 |
43.036.058 |
60.3 |
Kaynak:TÜİK |
|
|
|
Ülkemizde
planlı
kalkınma
döneminin
başlaması
ile birlikte
sanayileşme
yolunda
önemli
adımlar
atılmış
ve sanayileşmeye
paralel
olarak
kırsal
bölgelerden
büyük kentlere
doğru büyük
bir göç
başlamıştır.
Yukarıda
da görüldüğü gibi bugün Türkiye nüfusu hızla kentleşme
eğilimi içindedir.
Bu nüfus
artışı, ülke düzeyinde kentsel altyapı ihtiyacını ciddi
boyutlara ulaştırmıştır.
Zamanında
kalıcı çözüm üretilmediği ya da yeterli düzeyde altyapı
temin edilmediği
için ortaya
çıkan sorunlar yumağı tüm kentlerde açıkça görülmektedir.
Yıllar |
Konut
Birim
Sayısı
(Daire) |
Önceki
Yıllara
Göre
Konut
Birim
Artış
Oranı
(%) |
Toplam
Yüzölçümü
(Bin
m²) |
Ortama
Konut
Birim
Alanı
(m²) |
1995 |
507.623 |
-3,1 |
65,242 |
125,5 |
1996 |
454.295 |
-10,5 |
58,397 |
128,5 |
1997 |
464.117 |
-2,2 |
60,781 |
131,0 |
1998 |
432.599 |
-6,8 |
56,377 |
130,3 |
1999 |
339.446 |
-21,5 |
45,517 |
134,1 |
2000 |
315.162 |
-7,2 |
45,353 |
143,9 |
2001 |
279.616 |
-11,3 |
40,333 |
144,2 |
2002 |
161.431 |
-42,2 |
24,314 |
150,2 |
2003 |
202.237 |
25,2 |
29,504 |
145,9 |
2004 |
323.927 |
60,2 |
49,045 |
151,4 |
Ocak
-
Haziran
2004 |
130.006 |
-59,9 |
17,816 |
137,0 |
Ocak
-
Haziran
2005 |
204.094 |
57,0 |
30,151 |
147,0 |
Kaynak:TÜİK |
|
|
|
|
|
|
|
|
ULUSLARARASI FAALİYETLER |
|
|
TÜRKKONUT projeleri uluslararası kuruluşlar tarafından yakından takip edilmekte ve büyük övgü, ilgi ve destek görmektedir.
Nitekim, 13-14 Haziran 1996 tarihinde İstanbul'da gerçekleşen Uluslararası Habitat-II Kent Zirvesi Konferansına katılan yaklaşık 500 proje içinde en iyi 40 proje arasına giren Çayyolu II Uydukent projemiz Türkiye'den seçilen tek proje olma özelliği nedeniyle Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Merkezince ödüllendirilmiş olup, adı geçen Kuruluş tarafından sürekli olarak izlenmektedir.
Türkkonut'un ilişki içinde olduğu bu Uluslararası kuruluşların bazıları;
Habitat İnternational Coalition (Habitat Uluslararası Konut
Birliği)[HIC)
Unites
Nations
Development
Programs
(Birleşmiş
Milletler
Programları
Merkezi
)[UNDP]
Unites
Nations
Center
for
Human
Settlements
( Birleşmiş
Millet
İnsan
Yerleşimleri
Merkezi)
[UNCHS]
International
Union
of
Housing
Finance
Institutions
( Uluslararası
Konut
Finans
Enstitüsü)
[IUHFI]
BİRLEŞMİŞ
MİLLETLER
İNSAN
YERLEŞİMLERİ
PROGRAMI
(UN-HABİTAT)
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KALKINMA PROGRAMI MERKEZİ (UNDP)
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İNSAN YERLEŞİMLERİ MERKEZİ (UNCHS)
KONUT KOOPERATİFLERİ FEDERASYONU (CHF)
ULUSLARARASI KOOPERATİFLER BİRLİĞİ (ICA)
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER AVRUPA EKONOMİK KOMİSYONU (UNECE)' dir.
Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden 25 yabancı temsilci ile yurt içinden
çok sayıda temsilcinin katıldığı ve UNCHS (United Nations Centre for
Human Settlements), Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Merkezi (HABİTAT)
ile ICA (International Co-operative Alliance) Uluslararası Kooperatifler
Birliği tarafından organize edilen ve UNECE (Economic Commission for
Europe) B.M. Avrupa Ekonomik Komisyonu ile T.C. Başbakanlık Toplu Konut
İdaresi Başkanlığının da yürütme komitesinde yer aldığı bu Konferansın
ev sahipliğini Merkez Birliğimiz üstlenmiştir.
Konferansın son günü olan 29 Haziran 2002 tarihinde Çayyolu II ve Eryaman
toplu konut projelerimizin özellikle yabancı delegasyona tanıtılması
amacıyla bir şantiye gezisi düzenlenmiştir. Konferansta sunulan tebliğleri
de içeren bir sonuç bildirgesi hazırlanmakta o lup, kitap halinde basımının
yapılıp müteakip katılımcılara dağıtımı yapılacaktır.
Birleşmiş Milletler Konut Kuruluşu (HIC) dünyada 6 kıtasal gruptan oluşmaktadır.
Yönetim Kurulu, 160 ülkenin teklif ettiği adaylar arasından demokratik
seçimlerle işbaşına getirilen kişilerden teşekkül eder. lftiharla belirtelim
ki, dönemin Avrupa’yı temsil eden iki üyesinden biri TURKKONUT Yönetim
Kurulu Uyesi ve diğeri ise Ingiltere’den bir temsilcidir. TURKKONUT
yukarıda gösterilen ve üyesi olduğu kuruluşların toplantılarına devamlı
iştırak etmektedir.
Çalışmalarımız uluslararası kuruluşlar tarafından yakın ilgi ve destek görmüş
olup, proje ve icraatlarımız hakkında geniş bilgi istenmektedir.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER HABİTAT-II İNSAN YERLEŞİMLERİ KONFERANSI
Bilindiği üzere Habitat - II Kent Zirvesi 3-14 Haziran 1996'da yapılmıştır.
Bahse konu zirveye 186 ülkenin Devlet Başkanı, Başbakan, Bakan Seviyesinde
erkanın oluşturduğu 25.000 delegasyon katılmıştır.
9. Cumhurbaşkanımız Sayın Sülayman DEMİREL'in himayelerinde İstanbul'da
yapılmış olan Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı (HABİTAT-II)
çalışmalarına Ulusal Komite temsilcisi olan Merkez Birliğimizce, gerekli
ciddiyet boyutunda yaklaşılmıştır. Ancak; Birleşmiş Milletlerin bu toplantısının
Türkiye sorumlulardan olan Ulusal Komite üyeleri ve danışma kurulu temsilcilerine
toplantının Türkiye'ye, insanlığa ve amacına uygun bir şeyler veremeyeceğini
her fırsatta TÜRKKONUT olarak ısrarla ifade ettik. Konferans sonrasında
da bu görüşlerimizin aynısını tekrarlıyoruz.
Özellikle Ankara, İstanbul ve İzmir'de vatandaşlarımızla bütünleşerek
sağladığımız çalışma ve başarıyı, Habitata- II'nin seçici komitesine
ve NGO örgütlerine bireysel gücümüz ve uğraşımızla bildiri ve video
kasetler haline getirip Dünyaya en iyi örnek olması için yarışmaya göndermiştir.
Bunun sonuçu, Habitat-II Uluslararası Jürisi tarafından ÖNCELİKLE SEÇİLEN
500 PROJE İÇERİSİNDE İLK 100 VE NİHAYET 40 EN İYİ UYGULAMA PROJESİ İÇİNE
GİRDİĞİMİZ VE TÜRKİYE'Yİ TEMSİL EDEN TEK PROJE OLMAMIZ SEBEBİ İLE, B.M.
HABİTATA-ıı SERAMONİSİNDE İKİ TEMSİLCİMİZİN HAZIR OLMASI VE ÖDÜLLENDİRMEYE
LAYIK BULUNDUĞUMUZU bildirilmiştir.
Böylece TÜRKKKONUT'un Habitat -II toplantısında konut kooperatifçiliğinde
dünyaya öncülük edebileceği, birikim ve tecrübesinin dünyayay duyurulması
gerektiği, seçilmiş ihtisas elemanları tarafından tescil edilmiş bulunmaktadır.
İlaveten; Habitata-II Sekreteryası tarafından, Merkez Birliğimziden tüm
bildiri ve video kasetlerimiz istenmiş, yine memnuniyetle belirtelim
ki bu belge ve kasetler sekreterya tarafından Ne York' gönderilip internete
bağlanarak tüm dünya yararına sunulmuştur.
KONUT GELİŞiMNE KOOPERATİF SEKTÖRÜNÜN KATKILARI
B.M. insan Yerleşimleri Merkezi HABİTAT, Uluslararası Kooperatifçilik Birliği,
B.M. Avrupa
Ekonomik Komisyonu, TURKKONUT ve T.C. Başbakanlık Toplu Konut ldaresi ile müştereken
organize edilerek 27-29 Haziran 2002 tarihinde Ankarada gerçekleştirilen “Konut
Gelişimine Kooperatif Sektörünün. Katkıları’ konulu Uluslararası Konferansın
ev sahipliğini
Merkez Birliğimiz TURKKON UT üstlenmiştir.
Çoğunluğu Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın dört bir tarafından
50’i aşkın temsilcinin katıldığı ve 35 bildirinin sunulduğu konferans
sonrası katılımcılara TURKKONUT tarafından yürütülen Çayyolu-Il ve Eryaman
Projelerinin bizzat yerinde tanıtımları yapılmak üzere şantiyelerimiz
gezdirilmiştir
|
|
|
|
|
|
|